Orijinalini görmek için tıklayınız :
FRP Karakter Sınıfları
HİONE
02-20-2009, 10:01 PM
FRP Karakter Sınıfları
Irklardan bahsettiğimize göre biraz da bu ırklardaki kişilerin ileride seçebilecekleri bazı kariyerleri (sınıfları) anlatalım. Fakat önce belirtmek gerekir ki bunlar PClerin (yani oyuncu karakterlerin) ve bazı NPClerin seçecekleri sınıflar. Yani bir oyuna başladığınızda yapacağınız belki en büyük hatalardan birisi çevrenizdeki istisnasız herkesin savaşçı, sihirbaz, dinadamı olduğunu düşünerek hareket etmek olacaktır. Bırakın da garson kız savaşçı olmasın canım, di mi?
Bir karakter sınıfı uzmanlık alanı veya kariyer gibi bir şeydir. Bu sizin karakterinizin gençlik yıllarında çalıştığı ve eğitim gördüğü konudur. Eğer doktor olmak istiyorsanız kapıdan çıkıp direk çalışamazsınız. Önce belli bir eğitimden geçmeniz gerekir. Aynı şey karakter sınıfları için de geçerlidir. Karakterinizin maceracılık kariyerine başlamadan önce belli bir eğitim aldığı ve rehberlik gördüğü farz edilir. Şimdi biraz bilgiyle silahlanmış olarak karakteriniz kendi ismini yaymaya ve servetini yapmaya hazır.
Karakter sınıfları genel durumlarına göre dört ana gruba ayrılır:savaşçı, sihirbaz, din adamı ve düzenbaz. Her bir grubun içinde birkaç ufak birbirine bazı özellikleri benzeyen karakter sınıfı vardır. Bir grubun içindeki sınıflar bazı ortak özellikler taşırlar. Yalnız bir grubun içindeki her bir karakter sınıfının yalnızca o sınıfa ait kendine has güçleri ve yetenekleri vardır.Her oyuncu karakteri için önce bir grup seçmelidir sonra da bu gruptan özel bir sınıf. Aşağıda grup ve sınıfların kısa bir listesini görüyorsunuz:
1)Savaşçı(Warrior)
a)Dövüşçü (Fighter)
b)Kolcu (Ranger)
c)Şövalye (Paladin)
d)Barbar (Barbarian)
2)Sihirbaz (Wizard)
a)Büyücü (Mage)
b)Sorcerer
c)İlüzyonist (Illusionist)
c)ve diğerleri.
3)Dinadamı (Priest)
a)Rahip(Cleric)
b)Druid (Druid)
c)Keşiş (Monk)
d)ve diğerleri.
4)Düzenbaz(Rogue)
a)Hırsız (Thief)
b)Çingene(Bard)
Dövüşçü, büyücü, rahip ve hırsız standart sınıflardır. Pek çok farklı kültürde ortak olarak bulunan tarihsel ve efsanesel tiplemelerdir. Yani her tür oyuna uygun bir yapıya sahiptirler. Bunun dışındaki sınıflar isteğe bağlıdır. Sizin DMiniz bu sınıflardan bazılarının oynattığı oyuna uygun olmadığına karar verebilir. Bunu oyundan önce DMiniz ile konuşursunuz. Karakterinizin sınıfını daha rahat seçebilmeniz için her grup ve alt sınıfları kısaca aşağıda tasvir edildi. Bunlar daha sonra daha detayları ile anlatılacaklar.
Savaşçı:Bu grubun içinde dört farklı sınıf var: dövüşçü, kolcu, paladin ve barbar.Bunların tüm hepsi silahların kullanımında ve yakın dövüşte iyi eğitimlidirler.
Dövüşçü bir savunucu, kılıç ustası, asker ve kavgacıdır.Silah ve taktik bilgisine göre yaşar veya ölür. Dövüşçüler yaratıklar ve suçlularla göğüs göğüse çarpışırken savaşların önünde bulunabilir. Eğer bir dövüşçü yaşamayı ümit ediyorsa güçlü ve sağlıklı olmalıdır.
Paladin cesur ve saf bir savaşçıdır, iyi ve doğru olan her şeye örnek olarak gösterilebilecek birisi. Bir dövüşçü gibi bir paladin de savaş adamıdır. Fakat bir paladin doğruluk idealleri, adalet, dürüstlük, dindarlık ve yüreklilik için yaşar. Bu değerlerin yaşayan bir örneği olmak için kendini paralar ki böylece başkaları ondan öğrenecekleri kadar davranışlarından da ders alabilsin.
Kolcu bir savaşçı ve orman adamıdır. Silahlarla ustadır ve iz sürme ve doğa konusunda bilgilidir.Kolcu sıklıkla kaybolmuş yolculara ve köylü halkına rehberlik eder ve onları korur. Yaşamını sonuna kadar yaşayabilmek için bir kolcunun doğanın yollarında güçlü ve bilge olması gerekmektedir.
Barbarlar normal diğer savaşçılara oranla daha vahşi ve yabani aynı zamanda da oldukça gurur sahibi geleneklerine de bağlı savaşçılardır. Onları normal bir savaşçıdan daha üstün kılan yanları dövüşlerine tüm benliklerini katmalarıdır, öfkelerini dövüşte itici bir güç olarak kullanırlar.
Sihirbaz: Sihirbaz şekillendirdiği ve büyü olarak kullandığı büyüsel enerjilerin efendisi olmak için elinden geleni yapar. Bunu yapmak için garip diller ve anlaşılması güç gerçekler üzerinde çalışır.Hayatının büyük bir kısmını büyüsel araştırmalara adar.
Bir büyücü hayatta kalmak için bilgisine ve aklına güvenmek zorundadır.Büyücüler nadiren bir savaşçı grubunun eşliği olmadan maceralara çıkmış olarak gözükürler.
Bir sorcerer büyüyü bir nevi kanında taşır ve büyüleri yoğun çalışmalar sonucu olmaktan çok yetenekleri ile yapar.
Değişik büyü okulları olduğu için değişik tip sihirbazlar vardır.Büyücü tüm büyü türlerini çalışır ve geniş bir alanda değişik büyüler öğrenir. Geniş büyü repertuarı onu macera hayatının gereklerine daha iyi cevap verebilir hale getirir. İlüzyonist bir büyücünün nasıl bir büyü okulunda uzmanlaşabileceğinin örneğidir, bu konumda ilüzyon okulu.
Din adamı: Bir din adamı bir topluluğun veya yerin ruhsal ihtiyaçları ile ilgilenir.
Bir rahip toplumun ihtiyaçlarına eğilen herhangi bir tanrının din adamıdır. O hem koruyucu hem iyileştiricidir. Fakat sadece kendini savunan bir tutum içinde değildir. Kötü güçler tehdit oluşturmaya başladığında bir rahip onu yuvasında bulup yok etmeye uygun bir kişidir.
Druid bir din adamının bir ortama nasıl ayak uydurabileceğinin bir örneğidir. Druid doğa ile ilgili sebeplere hizmet eder; yabanıl mekanlar onun toplumudur. özel güçlerini doğayı korumak ve dünyadaki dengeyi muhafaza etmek için kullanır.
Keşiş (Monk) silahsız vuruşları hızlı ve sert olan bir yakın dövüş ustasıdır, egzotik güçlerin bir efendisi. Bir keşişin büyük özelliği silahsız savaşmasıdır. Onun zırhı derisi, silahları ise yumruklarıdır. Keşişler büyü yapamasa da kendi içlerinde büyülü güçleri vardır. Bunlardan en çok bilineni ise ki aldırılarıdır. Bu özellikleri ile düşmanlarını tek bir yumrukta felç edebilir ya da kendilerini medite ederek daha da güçlendirebilirler. Canlı kalabilmek için vücuduna iyi hükmedebildiğine ve kullandıkları özel Ki enerjisine güvenmesi gerekmektedir.
Düzenbaz: Her nerde insanlar para biriktirebiliyor ve para el değiştiriyorsa düzenbazlar orada bulunabilir. Düzenbazların pek çoğu en kolay yoldan büyük bir servet yapma peşinde koşuyor olsa da bazı düzenbazların soylu amaçları vardır; yeteneklerini adaletsizlikleri düzeltmek, iyiliği yaymak veya içinde bulundukları maceracı grubun başarısına katkıda bulunmak için kullanırlar.
İki çeşit düzenbaz vardır:Hırsız ve çingene.
İyi veya kötü amaçlarını gerçekleştirmek için hırsız yetenekli bir aşırıcıdır. Zeka, çeviklik ve gizlilik onların ayırt edici özelliğidir. Yeteneklerini yoldan öylesine geçen yolculara veya zengin tüccarlara karşı ya da baskıcılara ve canavarlara karşı kullanmak hırsızın kendi yapacağı bir seçimdir.
Çingene de düzenbazdır fakat hırsızdan çok farklıdır.Onun gücü hoş ve büyüleyici kişiliğinde yatmaktadır. Bu gücüyle ve aklıyla bu dünyada yolunu bulmayı becerir. Bir çingene dedikodu, uzun hikayeler ve bilginin yürüyen deposu ve yetenekli bir müzisyendir Yoluna çıkan her şeyden biraz öğrenir. Her şey hakkında bir şeyler bilir ama hiçbirinde usta değildir. Pek çok çingene hergelenin tekidir ama gene de hikayeleri ve şarkıları her yerde içtenlikle karşılanır.
KİTLER
Bir kişinin ne iş yaptığını ne konuda uzmanlaştığını belirtirken sınıfların grupların altındaki inceleme birimi olduğunu görmüştük. Aynı grubun altındaki sınıflar bazı ortak özellikleri paylaşıyordu ama hepsinin kendine has onları ayırt eden bir özelliği vardı. Fakat az önce kafanızı karıştırmamak için görmezden geldiğimiz ama madem sınıf ve grup nedir öğrendiniz, şu an söylememizde sakınca olmayan bir nokta daha var.
Sınıflarda kendi içinde alt dallara ayrılır.Bu durumda da gene az önce olduğu gibi aynı sınıf altındaki kitler bazı ortak özellikler taşıyor olmakla beraber her birini diğerlerinden ayıran bir belirtici özellik vardır. Bir sınıf altındaki kit sayısı bir grup altındaki sınıf sayısı gibi az yani 3-4 tane değil belki yüzlercedir. O yüzden az önceki gibi bir tablo yapmam oldukça zor ve lüzumsuz olur.
Bu konuda hırsız kitlerinden bir örnek verebiliriz. Scout ve Jester iki tane hırsız kitidir.Scout doğayı seven ve doğanın içindeyken kendini daha rahat hisseden cepçilikle pek de o kadar alakası olmayan bir tipken, Jester soyluları ve kralları eğlendirip onlara düşmanlarını unutturmaktan başka bir şey düşünmeyen daha farklı bir tipdir, düşündüğü başka şeyler varsa da bu muhtemelen doğa ile ilgili bir şey değildir, kimin cebinden ne kadar para çalabileceğidir. Yani her iki kit aralarında bariz bir farklarla birbirinden ayrılıyor. Bu kitler oyuncunun hem yaptığı rolü etkileyen hem DMin yaptığı sayısal hesaplar üzerinde etkisi bulunan şeyler. Yani mesela Scout olan birisinin rol yaparken doğayı sevip onun içinde rahat olması beklenirken aynı zamanda doğa içindeki bu rahatlığı onun yeteneklerini olumlu yönde etkileyerek doğa içinde daha rahat saklanmasını sağlayacaktır.
Son olarak da şunu söylemek gerekir ki oyuncunun belli bir kit seçmesi zorunluluk değil sadece tercihtir. Hatta diyebilirim ki belli bir miktar FRP tecrübeniz yoksa kitlerden uzak durun, çünkü kitler sizin belli yeteneklerinizi artırırken diğerlerini de azaltır.Yani bir kit seçerken ileride neye ihtiyacınız daha çok olup neye ihtiyacınızın olmayacağını kestirebilecek bir konumda olmalısınız.
HİONE
02-20-2009, 10:02 PM
PALADİN
Paladin soylu ve kahraman bir savaşçıdır, dünyada doğru ve iyi olan ne varsa onların yaşayan bir sembolüdür.Böyle olunca da sürdürmesi gereken yüksek ideallere sahiptir.Efsane ve tarihte paladin olarak anılabilecek pek çok kahraman vardır. Lakin pek çok cesur ve yiğit asker denemiş ve paladinlerin ideallerine uygun yaşamayı becerememiştir.Yani öyle kolay bir iş değildir bu!
Paladinlerin oldukça fazlası insandır ve bu nedenle paladin olmak için gereken duyguların en çok insanlar tarafından hissedildiği genel kanıdır. Bir paladin Kuralcı İyi olmalıdır ve Kuralcı İyi olmayı devam ettirebilmelidir. İsteyerek veya kazayla yönelimini değiştiren bir paladin tüm özel güçlerini kaybeder- bazen geçici olarak bazen de sonsuza kadar. Her tür silahı kullanıp her tür zırhı giyebilirler.
Kuralcılık ve iyi eylemler bir paladinin yiyeceği ve içeceğidir. Ola ki bir paladin bilerek kaotik bir iş yaparsa yönelimi Kuralcı İyi olan güçlü bir rahibi bulup günahını anlatmalıdır ve cezasını aynen rahibin dediği şekilde çekmelidir. Ola ki bir paladin bilerek, isteyerek kötü bir eylemde bulunursa paladinlik mertebesini derhal ve geri dönüşü olmayan bir şekilde kaybeder (fallen paladin olur). Paladinliğin insana kazandırdığı tüm avantajları kaybeder ve hiçbir ceza veya büyü o kişiye yeniden paladinliğini kazandıramaz. O vakitten sonra artık sıradan bir savaşçıdan daha fazlası değildir, hatta daha azıdır çünkü o ana kadar savaşçılık yeteneklerini sivriltmek için normal bir dövüşçü kadar uğraşmamış olduğundan belli bir silahta bir dövüşçü kadar uzmanlaşabilmesi beklenemez.
Ola ki bir paladin kötü eylemini gerçekleştirdiği sırada kendi kendini kontrol etmemişse yani büyü ile başkası tarafından kontrol edilmişse-, paladinlik mertebesini yalnızca yaptığı kötü eylemin karşılığını ödediği vakte kadar kaybeder. Fakat karşılığı ödemek pek de o kadar kolay bir iş değildir. Şüphesiz ki çok tehlikeli veya çok önemli bir işin fallen paladin tarafından başarıyla tamamlanması beklenecek ve ancak böyle değerini yeniden kanıtlayıp suçunu affettirecektir. Bu kişi yapıp bitirdiği işten çok karmaşık duygularla zihni bulandığı için tecrübe kazanamayacak ve de takdir edilmeyecektir, sadece paladinlik statüsüne bir kez daha geri dönecektir.
Peki bir paladini bir dövüşçüden farklı kılan özellikleri nelerdir? Hani Tanrısının takdirini yeniden kazanma suretiyle yeniden kazanabileceği güçler:
Bir paladin kötü bir niyeti sadece belli bir yöne doğru konsantre olarak sezebilir.Bunu gün içinde istediği kadar yapabilir fakat birkaç dakika konsantre olması gerekmektedir. Böylece art niyetli yaratık ve karakterleri fark edebilir. Fakat karakterler kendilerine yönelmiş böylesi bir ilgiyi fark ederlerse kendilerine yapılmış bir hakaret olarak sayabilmektedirler, yani toplum içinde bunun için özel bir neden olmadan her önüne gelende art niyet aramak toplumda kaba bir davranış olarak görülür genelde.
Bir paladine inancının verdiği kuvvet onu pek çok şeye karşı daha fazla direnebilir kılar.(saving throwlarına +2 bonus)
Bir paladin her türlü hastalığa bağışıktır, ne diyelim tanrısı koruyor işte. Ama şunu da belirtmek gerekir ki bazı büyüsel yolla bulaşan sıkıntılar lanettir ve hastalık değildir yani paladinlere karşı da etkilidir (mesela kurtadamın ısırdığı kişiyi kendisi gibi kurtadam yapması gibi).
Bir paladin günde bir kere kendisini veya bir başkasını belli bir miktar iyileştirebilir. İyileştirdiği bu miktar paladinin tecrübe seviyesiyle doğru orantılıdır.
Bir paladin hastalıkları(lanetleri değil!) iyileştirebilir. Kaç defa iyileştirebileceği de gene paladinin tecrübe seviyesiyle doğru orantılıdır.
Bir paladin bir nevi koruma alanı ile kaplıdır. Bu alan içinde büyüyle çağrılmış ve özellikle kötü sayılabilecek yaratıklar rahatsız olurlar ve bu nedenle etkili saldıramazlar. Bu alandan etkilenen yaratıklar kaynağını paladin kılık değiştirmiş bile olsa fark ederler.
Bir kutsal kılıç kullanan paladin bir güç halkası oluşturur.güç halkası paladin kılıcı kınından çıkarmış ve tutuyorken olur.Bu güç paladinin tecrübesi oranında düşman büyüleri defeder.(kutsal kılıç çok özel bir silahtır ve paladininiz eğer bir taneye sahip olursa DMiniz diğer güçlerini de açıklayacaktır.)
Belli bir tecrübeye sahip her paladin bir rahip kadar olmasa da yürüyen ölüleri tanrısının gücünü vücuduyla kanal ederek kovabilir veya yok edebilir.
Bir paladin belli bir tecrübeye ulaştıktan sonra savaş atını çağırabilir. Sadık olan bu bineğin at olması da gerekmez, başka bir binek türü de olabilir. Bir paladinin savaş atı çok özel bir hayvandır, paladine kader bağıyla bağlanmıştır. Esasında ne paladin atını çağırır ne de at birden bire önünde beliriverir. Bunların yerine paladin savaş atını anılmaya değer bir şekilde arayıp bulur, sıklıkla da sırf savaş atı için verilen özel bir uğraşı sonucunda.
Kilisede önemli bir noktaya gelebilecek kadar tanrısına hizmette bulunmuş paladinlere rahiplerin büyülerinin bir kısmı bahşedilir.
Bir paladin asla aşırı zengin değildir, yığınla para biriktirmez. O sadece kendine alçakgönüllü bir hayat sağlayıp emrindekilerin parasını da ödedikten sonra eğer kale yaptırıyorsa belli bir miktarda onun için ayırdıktan sonra kalanı tapınağına ve başka bir hayır kurumuna bağışlar. Bu para asla paladinin içinde bulunduğu partinin bir üyesine verilemez.
Paladinler adlarını yeterince duyurdukları zaman bir savaşçıda olduğu gibi takipçiler toplamazlar.Ama gene de eğer isterlerse paralı askerleri kiralayabilirler, tabi bunların Kuralcı İyi olması şartıyla.
HİONE
02-20-2009, 10:04 PM
DÖVÜŞÇÜ (FIGHTER)
Bir dövüşçü için en önemli özellik fiziksel güçtür.Ayrıca çeviklik de bir dövüşçünün oldukça işine yarayan bir özelliktir.
Fiziksel gücün bir dövüşçüye sağladığı avantaj elindeki silahı daha rahat taşıyabilmesi ve dolayısıyla onu daha rahat kontrol edebilmesidir.Bir dövüşçü rahat kontrol edebildiği bir silahla daha büyük ihtimalle isabetli vuruş kaydedebilir ve ayrıca isabet kaydettiği vuruşlarda da fiziksel gücü onun daha sert vurup daha çok hasar vermesine yardımcı olur.
Bir dövüşçü silahlar konusunda bir uzmandır ve eğer akıllıysa taktik ve strateji alanında da. Her yönelimden olabilirler:iyi, kötü, tarafsız, kuralcı, kaotik veya doğal.
Az önce de silahların ustası dediğimiz gibi başka hiçbir sınıf dövüşçü kadar belli bir silahta uzmanlaşamaz. Yani hayattaki tek uğraşısı silahı olan dövüşçüler eğer belli bir silahta uzmanlaşmayı seçerlerse bu konuda diğer sınıflardan çok daha hızlı ilerleme kaydederler, olağandışı bir yetenekle o silaha hükmedebilirler.
Dövüşçüler büyü kullanamazlar ama iksirler, korunma parşömenleri, çoğu yüzük ve her tür büyülenmiş zırh, silah ve kalkan dahil pek çok büyülü eşyayı kullanabilirler.
Bir dövüşçü belli bir tecrübe düzeyini aşıp da adını yeterince duyurduğu zaman emrine girmek üzere peşinden bazı takipçiler gelebilir. Bu takipçiler genelde şan, para ve macera istekleri nedeniyle gelirler. Ayrıca kendilerine iyi davranıldığı, başarılı oldukları ve zamanında ödendikleri sürece efendilerine sadık kalırlar. Fakat kötü davranma veya fiyasko bir yönetim homurdanmalara, ayrılmalara ve belki ayaklanmaya bile yol açabilir. Bu takipçileri çekebilmek için dövüşçünün bir kale ve kalenin çevresinde hatrı sayılır derecede toprağa sahip olması doğal olarak lazımdır. Dövüşçü bu yerde hak iddia ettiği ve orayı yönettiği sürece askerler onun mekanına gelecek ve dolayısıyla gücünü artıracaklardır.
Sıradan piyadelerin yanı sıra bu seviyeye gelmiş bir dövüşçü elit muhafızları da vardır. Bunların Lordlarına karşı daha fazla sadakati vardır. Karşılığında sıradan bir piyadeden daha iyi davranılmayı ve ödenmeyi beklerler. Tabi belli bir seviyeye gelmiş her dövüşçü bir ordu beslemek zorunda değildir, hizmetine girmek için gelenleri basitçe reddetmeyi de tercih edebilir.
HİONE
02-20-2009, 10:06 PM
KOLCU (RANGER)
Kolcu yalnızca kılıcıyla değil aynı zamanda zekasıyla da yaşayan bir avcı ve de ormancıdır. Bir kolcunun yetenekleri onu özellikle iz sürme, ağaçların dilinden anlama ve casusluk konularında yetenekli kılar.
Kolcular her daim iyidirler fakat kuralcı, doğal veya kaotik olabilirler. İyilik yapmak kolcunun kalbinde vardır fakat her daim kurallarla değil.
Bir kolcu istediği zırhı kuşanabilir fakat çoğu özel yeteneğini ancak kakmalı deri (studded leather) veya daha hafif bir zırh giyiyorken kullanabilir.
Bir savaşçıda bulunması gereken temel özellikleri içinde barındırmakla beraber pek çok da artı özelliği vardır. Kakmalı deri veya daha hafif bir zırh giyiyorken bir kolcu saldırıda hiç zorlanmadan iki elinde iki silahla dövüşebilir. Bu işi yaparken daha ağır zırhlar da giyebilir fakat o zaman normal bir savaşçıda olduğu gibi saldırı yaparken çift elini koordineli kullanamaz, yani iki silahı da hakkını veremeden savurur.
Kolcular yetenekli bir ormancılardır. Öyle iyi iz sürerler ki dışarıdan bakan birisi kolcuların doğuştan itibaren iz sürmeyi bildiklerini düşünür. Kakmalı deri veya daha hafif zırhlar giyerken bir kolcu sessiz yürümeyi ve gölgelere saklanmayı deneyebilir. Fakat doğal olmayan ortamlara pek alışık olmayan kolcular bu tip yerlerde sessiz yürüme ve gölgelere saklanma yeteneklerini doğada olduğu kadar etkili kullanamazlar. Gölgelere saklanma ve sessiz yürüme gene kakmalı deriden daha ağır bir zırhta yapılamaz, zırh giyene yeterli esneklik sağlamaz ve çok ses yapar.
Rolleri iyiliğin koruyuculuğu olan kolcular uğraşılarını özellikle bir yaratığa doğru odaklarlar, genelde ev bildikleri yerleri yağmalayan birisiyle.Bu devler olabilir, orklar, kertenkele adamlar, troller veya ghouller olabilir. Bir kolcu bu özel düşmanlarına ne zaman nerde rastlasa öfkesinin ve onların doğasını biliyor olmanın verdiği avantajla daha iyi savaşır. Bu düşmanlık saklanması gerektiği durumlarda bile çok zorluklarla saklanabilir, saklasa bile bu tip yaratıklardan birisine dost canlısı görünmesi imkansız gibidir. Başka birisi çok daha büyük bir tehlike teşkil etmediği sürece kolcu savaşlarda özellikle bu tip yaratıkları öldürmek için arayacaktır.
Hayvanların ne düşündüklerini belli bir dereceye kadar kestirebilen kişiler olarak kolcular hem eğitilmiş hem yabani hayvanlarla ilgilenmede ustadır. Eğer dikkatlice yaklaşıp ilgilenirse doğal bir hayvanın kendine karşı reaksiyonlarını istediği gibi değiştirmeyi deneyebilir ve bunda başarılı olma ihtimali azımsanmayacak kadar fazla.(doğal hayvanlar gerçek dünyada bulunabilen hayvanlardır-bir ayı, yılan, zebra vb)
Eğer evcil veya saldırgan olmayan bir hayvanla ilgileniyorsa bir kolcu hayvana yaklaşıp onla rahatlıkla arkadaş olabilir.Hayvanın vasıflarını ayırt edebilir (Bir ağıldaki en iyi atı fark edebilir veya ilerideki çelimsiz tayin çok şeyler vadettiğini görebilir.).
Vahşi bir hayvanla veya saldırmak üzere eğitilmiş bir hayvanla ilgilenirken ise hayvan kolcunun telkinlerine direnebilmek için bir kurtarma zarı atmak zorundadır. (Kolcunun güçleri büyülü olmasa da bunu yapması gerekiyor.) Eğer hayvan direnmede başarısız olursa kolcu onu reaksiyonlarını kendi lehinde değiştirebilir. Tabii ki bunun olabilmesi için kolcu grubun önünde olmalı ve hayvana korkusuzca yaklaşmalıdır.
Örneğin kolcu Entamalin arkadaşlarını bir ormanın içinde rehberlik etmektedir. Açık bir alana geldiğinde yolu tıkayan aç bir ayıyı fark eder.Arkadaşlarına beklemelerini söyleyerek Entamalin hayvana yanaşır ve sakinleştirici sözler fısıldar. Ayının normal reaksiyonları düşmancayken Entamalin bu hayvanı kendilerine kayıtsız bir hale çevirir. Grup , ayı aksam yemeğini başka bir yerde aramak için ayrılana kadar bekler.
Daha sonra Entamalin at pazarına yeni bir at almaya gider.Satıcı ona huysuz ve inatçılığıyla kötü bir ün salmış ateşli bir at gösterir. Entamalin gene sakinleştirici sözler fısıldayarak ata dikkatlice yaklaşır ve ata hiçbir zorlukla karşılaşmadan biner. Entamalin tarafından binildiği zamanlar at gene ateşlidir fakat iyi huyludur. Herhangi bir başkası yaklaştığında eski yöntemlerine geri döner.
Bir kolcu belli bir seviyeye geldiği zaman rahip büyüleri öğrenebilir, fakat sadece bitki ve hayvanlarla ilgili olanları.Gene de rahipler tarafından kullanılan parşömenleri ve büyülü eşyaları kullanamaz.
Kolcular kaleler inşa edebilirler fakat bunu yapmakla herhangi bir takipçi kazanmazlar.
Kolcuların takipçileri genelde hayvanlardır, genelde kolcunun maceraları sırasında rastladıklarından olurlar. Takipçiler ilk geldikleri zaman her ne kadar kolcuya sadık ve arkadaş olsalar da ilerideki davranışları kolcunun onlara nasıl davranacağı ile alakalıdır. Her durumda kolcu takipçileri ile konuşmanın özel bir yoluna sahip değildir. Kolcu ya onla konuşmanın bir yolunu bulmalıdır yada takipçi kolcuya sessizce eşlik etmeye devam edecektir.(Evet, bu ayı yıllardır benle beraber.Neden bilmiyorum -sadece ben gezerken o beni takip ediyor. Ona sahip falan değilim ve yapmak istemediği bir şeyi yapmasını söyleyemiyorum.)
Tabii ki kolcunun takipçileri olması gibi bir zorunluluğu yok. Eğer bağımsız kalmayı seçerse takipçileri istediği zaman salabilir. İstemeyerek de olsa ayrılırlar ve ileride kolcudan gelecek bir yardım teklifi ihtimaline karşı hazır beklerler.
Paladinin olduğu gibi kolcunun da bir davranış kodu vardır.
Bir kolcu her zaman iyi kalmalıdır. Eğer bir kolcu isteyerek kötü bir eylemde bulunursa kolcu statüsünü kaybeder. O vakitten sonra sıradan bir savaşçıdan farkı yoktur. Kolcu statüsü bir daha geri kazanılamaz. Ola ki bir kolcu istemeyerek kötü bir eylemde bulunmuşsa (başka seçeneğinin olmadığı bir konumda veya büyü etkisi altındayken) kendini o kötülükten arındırana kadar başka hiçbir şey düşünmez. Bu ancak yaptığı yanlışları düzelterek, ona bunu yaptırandan öcünü alarak veya kötü kişiler tarafından baskı altında tutulan kişileri kurtararak olabilir. İçgüdüleri ona statüsünü geri kazandırmak için neler yapması gerektiğini söyler.
Bunların dışında kolcular genelde yalnızdırlar, bir yere yerleşmezler devamlı hareket halindedirler. İstedikleri kadar paraya sahip olabilirler ama taşıyabileceklerinden daha fazlasını istemezler. Taşıyamadıkları parayı ya taşınır bir hale çevirirler veya bir bağış kurumuna bağışlarlar
HİONE
02-20-2009, 10:06 PM
BÜYÜCÜ (MAGE)
Olayları kılıcı yerine sözleri ile çözüme kavuşturmak isteyen kişiler büyücü olmak ister. Büyü büyücünün aleti, silahı ve zırhıdır. Göğüs göğüse çarpışmalarda zayıf rakiplerdir, fakat önceden hazırlıklılarsa uzak mesafelerden rakiplerini vurabilir, bir anda yok olabilir, tamamen farklı bir yaratığa dönüşebilirler veya düşmanın zihni üzerinde hakimiyet kurup hareketlerini kontrol edebilirler.
Dışardan bakılınca büyü yapmak kolay görünse de, basit bir ışık yaratma büyüsünü bile yapabilmek için yıllarca eğitim görmek gerekir (telaşlanmayın büyücü olunca oyuna başlamadan önce bu eğitimi görmüş varsayılacaksınız). Büyüler büyücüler için daima en ön planda olmuştur. Diğer her şey ise ikinci planda kalır.
Büyücüler hayatlarını büyüye adadığından silah kullanmayı iyi bilmezler. Ayrıca herhangi bir zırh giymeleri onların komplike hareketler ve şekilden şekle girmeyi gerektiren büyüleri yapmasına engel olur. Büyücü gençliğini kadim diller öğrenerek, kitapların içine düşerek ve büyü pratiği yaparak geçirmiştir, eğer vaktini zırhın nasıl giyileceği ve onun savaşta nasıl etkili bir şekilde kullanılacağını öğrenmekle harcasaydı başlangıçta sahip olduğu o güçlerin ufak bir parçasına dahi sahip olamazdı. Hatta kaynaksız başka teoriler de çoğu zırhın enerji toplarken büyünün kumaşını zedelediğini söyler. Bu düşünce halk arasında rağbet görüyor olsa da tüm gerçek büyücüler bilir ki bu basit bir şekilde yanlıştır, eğer doğru olsaydı nasıl demir mangallar ve metal tencereler gerektiren büyüleri kullanabiliyor olurlardı?
FRPde iki tür büyü vardır. Bunlar Mistik (Arcane) ve İlahi (Divine) büyüdür. Tanrılardan bağımsız yapılan büyülere (örneğin büyücü büyüleri) Mistik Büyü, tanrı tarafından sağlanan büyülere de İlahi Büyü denir. Ruhbanlar (Cleric) İlahi büyünün efendileri iken büyücüler de mistik büyünün efendileridir.
Büyüleri kullanabilecek kadar öğrenmek uzun çalışma, sabır ve araştırma gerektirir. Bir kere maceracılık kariyeri başladı mı bir büyücü büyük oranda kendi eğitiminden sorumludur. Artık peşinde sırada hangi kitabın hangi kısmını okuyacağını söyleyen bir hocası kalmamıştır. Özgürlüğün de kendince bir bedeli vardır, büyücü artık büyüsel bilgiyi bulabileceği kaynakları devamlı aramak zorundadır.
Bir büyü kitabı büyünün nasıl kullanılacağını belirten komplike tarifleri içerir, bir nevi yemek tarifi gibi. Fakat yalnızca tarifi kitaptan okumak ya da orada yazanları taklit etmeye uğraşmak büyünün yapılmasını sağlamaz. Büyüler mistik enerjileri toplayıp şekillendirirler, bunun için gereken prosedürler ilgi ister, garip ve karışıktır. Bir büyücü büyüyü yapmadan önce onun kadim formülünü ezberlemek zorundadır Bu o özel büyü için gereken enerji gidişatını büyücünün zihnine kilitleyecektir. Bir kere büyüyü ezberledi mi büyü doğru hareketler, kelimeler ve maddeler doğru koordinasyonda kullanılana kadar büyücünün zihninde kalır. Bunların yapılması enerjiyi bir nevi serbest bırakır, büyü için gereken enerji harcanmıştır ve büyücünün aklından silinir. Büyücü o büyüyü büyü kitabına yeniden bakıp ezberleyinceye kadar yeniden yapamaz. Başlangıçta büyücü aklında yalnız birkaç tane büyüyü aklında tutabilir ve ayrıca bazı büyüler diğerlerinden daha kompleks hareket ve sözler ister bunları çaylak bir büyücünün yapması imkansızdır. Tecrübe ile birlikte büyücünün yapabildikleri de artar.
Bir büyücünün en önemli güçlerinden birisi de yeni büyüler araştırma ve büyülü eşyalar yaratmadır. Bunların ikisi de zor, bol zaman gerektiren, masraflı ve bazen tehlikelidir. Kale inşa etmek büyücülere de takipçi kazandırmaz. Kale sahibi olabilir ve normal kazançlara sahip olabilirler, çevre topraklardan toplanabilecek koruma parası gibi. Fakat büyücülerin şöhreti insanların onların kapılarında yığınlar oluşturmaktan caydırır. En iyi ihtimalle bir büyücü, bir iki arkadaş ve işine yardım etmeleri için birkaç da çırak bulabilir.
HİONE
02-20-2009, 10:07 PM
KEŞİŞ (MONK)
Ücra köşelerde ve uzak yerlerdeki manastırlarda keşişler kendi hareket ve düşüncelerinde mükemmelliğe ulaşmak için çabalar. Kendilerini silahsız ve zırhsız savaşan ve ellerinden her iş gelen savaşçılar olarak yetiştirirler. İyi sahipleri olan manastırlar civar toprakların koruyucusu olurlar. Yalınayak ve sırtlarında bir köylü giysisi varken bile savaşa hazır olduklarından kalabalığın arasından dikkat çekmeden geçebilir, haydutları yakalayabilir, ordu komutanlarını öldürebilir ve soyluların evlerine bile fark edilmeden girebilirler. Kötü niyetli keşişler iyi casus ve kiralık katiller olurlar.
Fakat sıradan bir keşiş yöre halkını kollamak veya servet biriktirmek gibi şeyleri düşünmez. O sadece sanatını daha da mükemmelleştirmeye çalışır, dolayısıyla kendisini. Doğrusu amacı ölümlü dünyasının hayal edebildiklerinin ötesinde bir konuma gelebilmektir Keşişler maceralara kişisel testleriymiş gibi bakarlar. Gösteri yapmaya eğilimli olmasalar da karşılarına çıkan engellerin üstesinden gelebilmek için yeteneklerini kullanmaya heveslidirler. Maddi zenginliğe o kadar önem vermezler, onların önem verdiği şeyler onların sanatlarını geliştirmesini sağlayan şeylerdir.
Bir keşişin en büyük özelliği silahsız savaşmasıdır. Onun zırhı derisi, silahları ise yumruklarıdır. Yorucu ve uzun çabaları sayesinde bir silahın vuracağı kadar sert vurabilir ve bir savaşçının kılıcını savurmasından çok daha hızlı yumruk atarlar.
Keşişler mistik büyü kullanmazlar. Onların kullandığı fark edilmesi güç bir enerji vardır: Ki. Bu enerji sayesinde inanılmaz şeyler yaparlar. En çok bilinen özellikleri düşmanlarını yumrukları ile sersemletmeleridir. Keşişlerin sanatlarında gördükleri uzun eğitimler sonucu hareketleri bazen farkında olmadan bile yapabilirler. Keşişler pek çok kez geldiğini fark etmedikleri saldırıları savuştururken görülmüşlerdir.
Bir keşişin eğitimi katı bir disiplin gerektirir. Yalnızca kalpten kuralcı yönelimi olanlar bu eğitimi alabilirler.
Keşiş eğitimi her ne kadar yoğun bir disiplini ve zorlu şartlara katlanmayı gerektiriyorsa da ileri seviye bir keşiş bu çabaları harcadığına hiçbir zaman pişman olmamıştır. Gerçekten ileri seviye bir keşiş o kadar mükemmelleşmiştir ki insandan daha çok diğer düzlemlerdeki büyülü yaratıkları andırır.
HİONE
02-20-2009, 10:07 PM
RAHİP (CLERIC)
En sik görülen din adamı sınıfıdır. Bir rahip bir dinin takipçisidir ve her yönelimden olabilir. Tapınaklarında bir koruma ve serviste bulunma güdüsüyle dini ve askeri eğitimleri yapılır. Rahipler kendilerinden beklenenden daha dayanıklı askerlerdir. Her tür zırh ve kalkanı kuşanabilirler. Fakat rahipler esas araçları büyüleridir.Büyüleri tanrılarına hizmet etmede, korumada ve bakımında olan kişileri güçlendirmede çok işe yarar. Bir rahip büyülerini bir büyücü gibi bağımsız yapmaz, bu büyüleri ona inancının bir ödülü olarak tanrısı bahşeder.Bu nedenle rahip büyülerini kullanırken tanrısının buyruklarına ters gitmemeye özen göstermelidir, yoksa büyüleri cezalandırma amacıyla geçici bir süreyle veya devamlı alınabilir.
Rahiplerin namevtler (undead) bir yaşamsızlık formunda bulunan şeytani yaratıklar, ne ölüdürler ne de diri- üzerinde de güçleri vardır. Namevt kovma(turn undead) güçleri onlara bu yaratıkları uzaklaştırma veya yok etme güçleri verir (kötü rahipler bu gücü namevtleri kendi emirlerine itaat ettirmede de kullanabilirler.)
Bir rahip belli bir seviyeye geldiği zaman eğer büyükçe bir tapınağa sahipse kendisine fanatikçesine sadık bir inananlar grubunu çeker. Rahip bu tapınağı kariyerinin başlangıç aşamalarında da yaptırabilir, ama dini statüde belli bir yer kazanana kadar hiç kimse gelmez. Ayrıca ilk gelenler aylar süren bir periyot sonucu toplandıktan sonra ölenlerin yerini almak için başkaları gelmez.
HİONE
02-20-2009, 10:08 PM
DRUID
Bir druid bir doğa rahibi ve vahşi tabiatın koruyucusudur, bu ister orman ister düzlük olsun. Rahiplerden farklı olarak druidler yalnızca doğal zırhlar giyebilirler; büyüyle güçlendirilmiş olanları da dahil olmak üzere hayvan postları,deri zırh ve tahta kalkanlar.
Druidler de büyü yapabilirler fakat yalnızca hayvan, bitki, iyileştirme ve hava ile ilgili ilahi büyüleri yapabilirler.
Druidler diğer bildikleri dillere ilaveten gizli bir dil konuşurlar. Bu druidlere özgü dilin kelimeleri doğa ve doğa olayları ile sınırlıdır. Druidler bunu son derece iyi korurlar, bu birbirlerini tanımanın şaşmayan tek yoludur.
Bir druid bitkileri,hayvanları ve saf suyu hatasız bir şekilde tanır.
Yoğun bitki örtüsüne sahip mekanlardan(çalılıklar,sarmaşıklar vb) iz bırakmadan ve düz yoldan geçercesine bir hızla geçebilirler.
Orman canlılarının dillerini öğrenebilirler ve orman yaratıklarının insanlara karşı kullandıkları etki altına alma büyülerine bağışıktır.
Orman canlılarının ruhları ile yeterince özdeşleşecek kadar tecrübe kazandıklarında orman canlılarının şekillerine girebilirler. Bir hayvanin sekline girdikleri zaman üstüne giydikleri giysiler ve elindeki silah da yeni vücudun bir parçası olurlar. Druid eski haline döndüğünde yeniden belirirler.
Doğanın koruyucuları olarak fani dünyanın işlerine karşı ilgisizdirler. Onları ilgilendiren nerdeyse yegane şey doğanın düzenli ve kusursuz halkalarının devamını sağlamaktır; doğum,büyüme,ölüm, yeniden doğum. Yalnızca bu halka zarar gördüğü zaman druidler işlerin içine girerler. Olaylara bu açıdan baktığımız zaman bir druid doğası itibariyle Nötr yönelimli olmalıdır.
Druidler yabanıl hayati korumakla görevlidirler; özellikle ağaçlar,vahşi bitkiler ve hayvanlar. Dolayısıyla bunların yaptıklarından da bir nevi sorumlu sayılırlar. Druidler insanlar dahil tüm yaratıkların yiyeceğe,barınağa ve zarardan korunmaya ihtiyacı olduğunu tanır.Avlanma,tarım ve evlerin ihtiyacı için odun kesme doğanın halkasının mantıklı ve gerekli kısımlarıdır. Fakat druidler doğanın gereksiz yıkım ve kâr amaçlı bozumuna göz yummazlar. Druidler sıklıkla güç algılanan,kurnaz ve dolambaçlı yollarla bu kişilerden intikam alırlar. Herkes tarafından druidlerin hem affetmez hem de sabırlı oldukları bilinir.
Ökseotu druidlerin önemli bir kutsal sembolüdür ve pek çok büyünün de gerekli bir parçasıdır. Tam etkili olabilmesi için ökseotu dolunay ışığı altında bu iş için özel yapılmış altın veya gümüş bir orakla toplanmalıdır.Başka yollarla toplanan ökseotları büyünün düzgün işlememesine neden olabilir.
Druidler kale,şehir ve kasabalarda sürekli olarak kalmazlar.Onun yerine koruluklarda yaşamayı tercih ederler
HİONE
02-20-2009, 10:14 PM
SİHİRBAZ (SORCERER)
Sihirbazlar büyülerini bir şairin şiir yazması gibi yaparlar. Çünkü büyü yapma yetenekleri doğuştan gelmektedir. Kendi yetenekleri ve biraz çalışma ile hiç bir kitaba ve formüle gerek kalmadan büyü yapabilirler. Bazı sihirbazlar, içlerinde ejderha kanı olduğunu söyler. Doğru olması muhtemeldir, çünkü ejderhaların insan kılığına girdiği ve hatta insan aşıkları olduğu genel olarak bilinir, o yüzden sihirbazların atalarının ejderha olmadığını kanıtlamak biraz zor, tabi atalarının ejderha olduğunu kanıtlamak daha zor o ayrı.
Sihirbazlar büyülerini içlerinden gelen bir güç ile yaptıklarından zamanlarını büyü hazırlamak ile harcamazlar. Bir sihirbazı büyücüden ayıran bir başka farkı da, büyücüye göre daha az büyü yapabilmesi ve yeni büyüleri daha geç öğrenmesidir. Yalnız sihirbazlar yıllarını büyücüler gibi büyü yapmayı öğrenmekle harcamadığından bu boş kalan zamanlarında biraz silah kullanmayı öğrenmişlerdir. Sihirbazlar genellikle kaotik olurlar ve en iyi insanlar ve yarımelfler sihirbaz olabilir. Fakat sihirbazlık yeteneği tahmin edilemezdir ve hangi ırkta ortaya çıkacağını söylemek çok zordur.
HİONE
02-20-2009, 10:15 PM
UZMANLAŞMIŞ BÜYÜCÜ (SPECIALIST WIZARD)
Aracı olarak kullandıkları enerjilere göre büyüler dokuz değişik kategoriye veya okula ayrılır.Her okulun kendi uygulama ve metotları vardır.
Okul olarak anılsalar da büyü okulları insanların çalışmak üzere gittikleri organize yerler değildir Okul kelimesi bir büyü disiplinini tarif eder. Bir okul büyüye ve büyü kullanımına değişik bir yaklaşımı vurgular. Bir okulun büyücüleri metotlarını yeni başlayanlara öğretmek için büyü üniversiteleri kurabilirler, ama bu gereksizdir. Pek çok güçlü büyücü sanatlarını uzak yerlerdeki ücra köşelerde öğrenmişlerdir. Büyü okullarının isimleri ve içerikleri aşağıda belirtildikleri gibidir.
Koruma (Abjuration):koruma büyüleri
Celp (Conjuration/Summoning): Yardım için yaratık ve cansız nesneler çağırma.
Uzgörü (Greater Divination): Yer saptama, bilgi öğrenme ve ileri görü büyüleri
Efsun (Enchantment/Charm): Duyguları olan yaratıkların akılları üzerinde kontrol elde etme.
Gözbağcılığı (Illusion/Phantasm): Şaşırtma ve yanlış yönlendirme için ilüzyonlar yaratan büyüler.
Zuhur (Evocation/Invocation): Elementsel enerjiyi kontrol etme.
Meftulüm (Necromancy): Ölümle ilgili büyüler.
Dönüşüm (Transmutation): Fiziksel gerçekliği değiştiren büyüler.
Uğraşılarını belli bir büyü okulu üzerine yoğunlaştıran büyücülere uzmanlaşmış büyücü diyoruz. Tüm uzmanlaşmış büyücüler maceracılık kariyerine tam olarak uygun olmayabilirler.Mesela kehanet büyüleri tehlikeli durumlarda pek bir işe yaramaz ama oyuncu karakterler maceraya başlamadan önce bu tehlikeli durumlardan kaçınmak için bir Kahine danışmayı isteyebilirler.
Uzmanlaşmış büyücülerin uzmanlaşmamış büyücülere göre bazı avantaj ve dezavantajları vardır. Uzmanlaşmış bir büyücü uzmanlaştığı okuldan yeni bir büyüyü daha rahat öğrenirken uzmanlaşmadığı okuldan nispeten daha zor yeni büyüler öğrenebilir. Bazı okullardan ise hiç öğrenemez, okulların kullandıkları metotlar birbirinden çok farklıdır ve uzmanlaşmış büyücü bu yeni metotları kavrayamaz.Kendi okulundan daha rahat büyüler araştırabilirken diğer okullardan bir büyünün araştırılması imkansız değilse bile daha zordur. Bunun dışında uzmanlaşmaları onlara daha sık büyü yapabilme yeteneğini de kazandırmıştır. Büyücü olacak kişinin tüm her şeyi göz önünde bulundurması gerekir.
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.