Oyun İnceleme

Pro Evolution Soccer 2011 – PES 2011 indir

Posted by 1 Şubat, 2011 (0) Comment

Futbol, şüphesiz artık yaşamımızın en büyük parçalarından biri haline geldi. Özellikle ülkemizde büyük bir izleyici kitlesi bulunan futbol sporu için deyim yerindeyse her ağızdan bir laf çıkıyor. Yani bu kadar rağbet gören bir spor dalı için doğal olarak eleştiriler ve fikir sunumu da bir hayli fazla oluyor. Turnuvaları ve büyük maçları bir kenara bırakın, artık her hafta sonu gerçekleşen müsabakalar sonrasında, ertesi günün mutlaka bir sohbet bölümünde futbol muhabbeti de kendisine yer edinmeyi başarıyor.

Sizi bilmem ama şahsen futbol izlemekten son zamanlarda biraz soğumuş durumdayım. Bunun en büyük nedeni de tabi ki her spor organizasyonunun ayrı bir kanal ve kuruluşta şifreli olarak yayınlanması oluyor. Bu kuruluşların hepsine sahip olmayı bir kenara brakın, maçların bile hangi gün oynandığını, takım kadrolarını bile takip edememeye başladım. Muhakkak aranızda bu duruma katılan veya garip bulan okuyuclarımız olacaktır. Kendimle ilgili bu tür bilgileri bir kenara bırakıp asıl konumuza dönelim. Kısacası son dönelerde beni futbola bağlayan en büyük unsur futbol oyunları olmaya başladı.

Futbol seven her oyunsever muhakkak hayatında bir kez bile olsa Pro Evolution Soccer ile tanışmıştır. Hatta öncesinden, yani Goal Storm veya Winning Eleven’dan bile bahsedebiliriz. Hal böyle olunca PES serisinin her oyunu da büyük bir merakla beklenmeye devam ediyor. Serinin bir çok hayranı hala PES serisinden kopamasa da, seri bir çok fanını, özellikle son yıllardaki en büyük rakibi olan FIFA serisine kaptırmış durumda. PES serisindeki bu düşüşün en büyük nedeni ise oyundaki oynanış öğelerinden kaynaklanıyor. PES 6 ile zirvede bulunan seri, malesef son oyunları ile bir türlü bekleneni veremedi. Daha doğrusu kaliteli bir görünüm sergilese de malesef bir çok eksi yönü ile de ön planda kaldı. Eski serilerde özelikle PSOne’daki Winning Eleven serilerinde tek derdimiz Japonca isimleri İngilizceye çevirmek iken, serinin son oyunlarında ise oynanıştan dert yanmaya başladık.

Şüphesiz her yıl olduğu gibi bu yılda bir çok yenilik içerecek olan PES ve FIFA serileri, gene son bahar aylarında karşımıza çıkacak. Peki PES 2011 bu sene tam anlamı ile bekleneni verebilecek mi? Her sene tekrarlanan bu soru için Konami oyunun duyurusu ile birikte çok farklı (gene) açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalardan ilki ve en dikkat çekici olanı ise tabi ki serinin en baştan yaratılıyor olduğu idi. Onların sözlerine yer verecek olur isek kısaca bu sene futbol evrim geçirecek deniyor.

PES tarhindeki en büyük değişimin bu sene yaşanacağını söyleyen Konami Avrupa PES lideri Jon Murphy sözlerine şöyle devam etmişti ; “PES’in değişim geçirmesinin zamanı gelmişti, PES 2011 serinin tarihindeki en köklü tasarım değişikliğine sahne olacak. Gerçek futbolda olup da PES’te yansıtamadığımız şeyleri tespit etmek için hayranlarımızla birlikte çalıştık. Önceliğimiz sınırsız özgürlük sağlamaktı ve yeni animasyonlar da şarttı. PES 2011 bunların ikisini de gerçekleştiriyor – gerçekten de bu iki özellik de doğrudan birbirine bağlı; yeni oyunun bir PES olduğunu bilecek, ama çok ciddi değişiklikler geçirdiğini de göreceksiniz.”

Şimdi gelin bizce de değişimin zamanı gelen PES serisinin yeni oyunu Pro Evolution Soccer 2011′in başlıca değişen ve öne çıkan yeniliklerine geçelim.

PES serisinin son yıllarda değiştirilmeye çalışılan en büyük noktası, oyunu arcade oynanıştan daha gerçekçi bir oynanışa doğru kaydırmaya çalışmaktı. Bu doğrultuda bir hayli aşama kaydeden PES ekibi, özellikle son çıkan oyunlarda daha realistik bir yapı ile karşımıza çıkmışlardı. Özellikle top fiziği yönünden bir hayli başarılı olan serinin yeni oyununda bu gerçekçiliğin bir adım daha ileriye götürülmek istendiği belirtiliyor. Bu bağlamda serinin genel oynanışında kölü değişiklikler ile karşılaşabiliriz.

Oynanışa etki eden en büyük özelliklerden birisi de top kontrolü. Özellikle FIFA’nın bu konuda bir hayli iyi olduğunu düşünür isek PES takımı da bu sene, bu özellik üzerinde daha fazla duracağa benziyor. Oyunun açıklanan özelliklerinde bu konuda 360 derece top kontrolüne daha bir önem verileceği belirtilmişti. Yani artık topu ayağımıza aldığımızda sadece kendi etrafımızda değil, rakip etrafında da çok daha rahat bir şekilde dönebileceğiz. Dahası kontrol ettiğimiz futbocuya göre bu kontrol durumu daha ileriye taşınacak ve bazı futbolcularda adeta top ayağımıza yapışacak diyebiliriz.

PES 2011’in en büyük değişimlerinden birisi de oyuncların altında gözüken yeni bir bar olacak. Artık paslarımız, ortalarımız ve şutlarımızı bu bara göre ayarlamak zorundayız. Oldukça hassas olan bu bar sayesinde uzun pas veya kısa pas kontrolü biraz daha zorlayıcı olsa da alıştığımıza adrese pas yapabilecek noktaya gelebileceğiz. Defansif konuda pres özelliklerinin daha da geliştiği oyunda bu bar ve paslaşma oranları daha da kuvvetli hale gelecek. Bu varyasyonu uygulamanın bir diğer nedeni de PES serisindeki en büyük problem olan “Orta sahadan topu alıp, direk kaleye gitme” durumu ortadan kalmış olacak. Artık daha taksiksel ve pas yüzdesi yüksek bir oyun oynamamız gerekecek. Bu da oyudaki hedeflenen gerçekçiliği yakalamak için yapılan en büyük değişikliklerden birisi olacak. Bu bar dışında oyuncunun kondisyon durumunu gösteren barı da oyun ekranı içerisinde görebileceğiz.

Söz taktiklerden açılmışken oyunun beni en çok etkileyen bu yönünden de bahsetmek istiyorum. Öncelikle taktik kısımlarını daha rahat ve akıcı kullanabilmemiz için görünüm olarakta farklı bir PES oyunu ile karşılaşacağız. Örneğin dizilim ekranında futbolcu isimlerinden hangi ayaklarnı kullandıklarına kadar bir çok ve önemli özellik bir ekranda bulunabilecek. Kısacası menüleri ile de bir hayli değişim geçiren PES 2011’de taktiksel anlamda herşeyi kontrol edebileceğiz. Yaptığımız taktiğe göre istersek rakip defansı ortadan yarmaya çalışacağız, istersekte kanatlardan daha kordineli gelebileceğiz. Kanat oyuncusunun taktik ekranında yerini çok az bile değiştirdiğinizde bu durum paslara ve taktik anlayışına yansıyacak. Yani hangi kanadın daha işlek olmasını istediğimizi, çok daha rahat bir şekilde seçebileceğiz.

Normalde geriye yaslı olan defans anlayışı, rakip sahaya doğru gittikçe ilerlemesini istediğimiz kanada doğru bir yatış gösterebilecek. Veya takım halinde hücumu seçtiğinizde, uzun bir topta bile tüm takım aynı anda hücüma katılabilecek. Bu da topa ilerde basmanızı ve rakibi boğmanız için bir fırsat verebilecek. Kısacası oyundaki taktik düzeni size bazen bir futbol simülasyonu oynuyormuş hissini verebilecek.

Taktik kısımları üzerinde durulmasının en büyük nedeni ise oyunun daha seyirlik bir anlayışla ilerlemesi oluyor. Yani top orta sahada sıkışmaktan çok, daha fazla pozisyon, daha gerçekçi bir oynanış ve taktiğe dayalı olan dinamik bir maç görüntüsü çizilecek. Defansif presten az önce bahsetmiştim. Buna bağlı olarak oyuncuların yapay zekaları üzerinde de bir hayli duran PES takımı, her oyuncunun kendi mevkisinde çok iyi bir şekilde duracağını ve topa müdahalenin pozisyona uygun olarak gerçekleşeceğini belirtiyor.

Gelelim çalım hareketlerine. En büyük rakibi olan FIFA’nın bu konuda bir hayli başarılı olduğunu göz önünde bulunduracak olur isek PES 2011’in merak edilen en büyük özelliği de şüphesiz çalımları oluyor. Bu konuda yepyeni bir anlayışla hareket etmeye hazırlanan PES ekibi, oyundaki çalım anlayışını baştan yaratmış. İlk iş olarak oyuna bin tane yeni hareket eklenmiş. Artık kendi hareketlerinizi bir sıraya koyabilecek ve ona göre çalım hareketlerini sıralayabileceksiniz. Özel bir menüden özelleştirebieceğiniz bu hareketleri uygulamak için ise futbolcu yeteneklerine de bakılacak. Yani yapmak istediğiniz hareketi tüm futbolcular ile yapamayacaksınız. Aldatma hareketleri ve daha yumuşak olan dönüşlerde eklenince ikili mücadelelerin önemi PES 2011’de çok daha ön planda olacağa benziyor. Buna rağmen özellikle sıralı çalımlardaki dönüşlerin beni biraz düşündürdüğünü de eklemem gerekiyor.

PES 2011 oynanış dışında bir çok ekstrası ile de karşımıza çıkacak. Şampiyonlar ligi lisansına sahip olan oyuna bu sene de Libertadores kupası lisansı eklenmiş. Benim en merak ettiğim nokta ise diğer lisans durumları. Henüz bu konuda bir açıklama yapılmış değil ama bu sene Chelsea’yi London FC olarak görek istemediğimi belirtmeliyim. Şahsen bu durumun PES serisini 1-0 geriden başlattığını ve kupa lisanslarından önce takım ve futbolcu lisanslarının bana göre daha ön planda olduğunu belirtmeliyim. Umarım bu sene bu konuda bir ilerleme gösterilir. Lisans durumunu bir kenara bırakıp oyunda kendi futolcunuzu yaratabileceğiniz gibi yeni bir stad yarata modunun da olacağını söyleyelim.

Gelelim oyunun bir diğer merak edilen noktası olan Online özelliklere. “Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer” mantığına ters düşen bir durum söz konusu. Online özeliklerde bir türlü beklenen çizgiyi yakalayamayan PES serisi için her sene “Sütten ağzı yanan yoğurdu afiyetle yer” mantığı ile umutlanıyoruz. Buna rağmen her geçen oyunda bu durumun biraz daha düzeltildiğini de eklemeliyiz. Tam rayına oturmayan Online özellikler için bu sene ise bir hayli iddialı geliniyor. Bunu anlamamızın en büyük nedeni ise oyuna eklenen yeni bir oyun modu. Oyunun online modlarında Ana Online Lig adı verilen bir lig bulunacak. Bu modda kısaca diğer oyunculara karşı mücadele edecek ve üst sıralarda olmaya çalışacaksınız. Bu lig durumu normal ranked maçlara göre oyuncular arası rekabeti daha da kızıştıracaktır.

Grafikleri ile zaten iddialı olan oyun bu sene grafiksel anlamda, animasyonlara yönelmiş olacak. Yani genel grafiklerde bazı düzeltmeler yapan PES ekibi, oyuncu animasyonları üzerinde daha fazla duruyor. Daha akıcı ve doğal hareket eden futbolcular arasındaki fizik farklılıkları dahi, oyundaki animasyon yapısına göre kendini hissettirecek.

Sonuç olarak PES 2011, hiç olmadığı kadar iddialı bir şekilde geliyor. Her ne kadar oyunun bazı videoları kafalarımızı karıştırsa da açıklanan özellikler ve oyundaki bazı gerekli değişimlerin beni bir hayli umutlandırdığını söylemeliyim. Messi’nin gene kapak yldızı olduğu ve baştan sona değiştirilen PES serisindeki en önemli modlardan biri olan Master Lig’in bile baştan yaratıldığı söyleniyor. Bu kadar iddialı açıklama sonrasında bile PES ekibi “Bu sadece buz dağının görünen kısmı” gibi açıklamalarda bulunmuştu. Özellikle taktik ve futbolcu özelliklerinin açıklandığı gibi olması durumunda oldukça farklı bir PES ile karşılaşabileceğimizi düşünüyorum. Tabi geliştirilmesini düşündüğüm dönüşler, paslar gibi bazı noktalarda bulunuyor. Buz dağının geri kalan kısmını görmek için ise sadece bir kaç ay beklememiz gerekecek. Umarız bu sene daha başarılı ve özlenen PES oyunu ile karşılaşabiliriz.

linkler

http://fileserve.com/file/uB5TT5F/FO.0082.part01.rar

http://fileserve.com/file/9g4WRED/FO.0082.part02.rar

http://fileserve.com/file/HmgSKEW/FO.0082.part03.rar

http://fileserve.com/file/eX4z2Ws/FO.0082.part04.rar

http://fileserve.com/file/8dPwSRY/FO.0082.part05.rar

http://fileserve.com/file/qfBbVCG/FO.0082.part06.rar

http://fileserve.com/file/MSXY3pT/FO.0082.part07.rar

http://fileserve.com/file/X8jNt6f/FO.0082.part08.rar

http://fileserve.com/file/GbVXzJt/FO.0082.part09.rar

http://fileserve.com/file/Me764S6/FO.0082.part10.rar

http://fileserve.com/file/RFJUe2J/FO.0082.part11.rar

http://fileserve.com/file/UeaKaeY/FO.0082.part12.rar

http://fileserve.com/file/PhcgqRq/FO.0082.part13.rar

http://fileserve.com/file/63ZdtAp/FO.0082.part14.rar

http://fileserve.com/file/BEcn7Ss/FO.0082.part15.rar

http://fileserve.com/file/ryPzrgj/FO.0082.part16.rar

http://fileserve.com/file/TGqGm85/FO.0082.part17.rar

http://fileserve.com/file/UDkHMrZ/FO.0082.part18.rar

http://fileserve.com/file/JxPhy2K/FO.0082.part19.rar

http://fileserve.com/file/8ySUSD7/FO.0082.part20.rar

http://fileserve.com/file/Jn6KsHU/FO.0082.part21.rar

http://fileserve.com/file/cREapq3/FO.0082.part22.rar

http://fileserve.com/file/WZ8XQk6/FO.0082.part23.rar

http://fileserve.com/file/BwFARtU/FO.0082.part24.rar

http://fileserve.com/file/3daRgFr/FO.0082.part25.rar

http://fileserve.com/file/sCWj2vC/FO.0082.part26.rar

http://fileserve.com/file/vBQvVuA/FO.0082.part27.rar

http://fileserve.com/file/2xpMkuM/FO.0082.part28.rar

http://fileserve.com/file/Jy2sxwg/FO.0082.part29.rar

http://fileserve.com/file/qgNEQXW/FO.0082.part30.rar

Veya

http://netload.in/dateiCDw6Cq42EE/FO.0082.part01.rar.htm

http://netload.in/dateijJhCahBlt6/FO.0082.part02.rar.htm

http://netload.in/dateiueYDAaJ1Pg/FO.0082.part03.rar.htm

http://netload.in/dateiaugBHSHe64/FO.0082.part04.rar.htm

http://netload.in/datei9SDXGsIkGf/FO.0082.part05.rar.htm

http://netload.in/dateiQoquis2McW/FO.0082.part06.rar.htm

http://netload.in/dateimASYVunmIR/FO.0082.part07.rar.htm

http://netload.in/dateiteOjp1EziL/FO.0082.part08.rar.htm

http://netload.in/dateiJltj0SEkPq/FO.0082.part09.rar.htm

http://netload.in/dateiExeu4h7tlG/FO.0082.part10.rar.htm

http://netload.in/dateimB6fLkqM2H/FO.0082.part11.rar.htm

http://netload.in/dateim70433l4oL/FO.0082.part12.rar.htm

http://netload.in/dateiwhLfNMkQoM/FO.0082.part13.rar.htm

http://netload.in/dateiemLro7qivj/FO.0082.part14.rar.htm

http://netload.in/dateiHDwC848445/FO.0082.part15.rar.htm

http://netload.in/datei3zuOOmHB3H/FO.0082.part16.rar.htm

http://netload.in/datei2t3KswlETM/FO.0082.part17.rar.htm

http://netload.in/dateiZuHeDy2s70/FO.0082.part18.rar.htm

http://netload.in/dateiXkdmPc1v3B/FO.0082.part19.rar.htm

http://netload.in/datei6azz2tL78S/FO.0082.part20.rar.htm

http://netload.in/datei4W1GuU86mC/FO.0082.part21.rar.htm

http://netload.in/datei1xf2KMMTNA/FO.0082.part22.rar.htm

http://netload.in/dateieWDIrfp3cB/FO.0082.part23.rar.htm

http://netload.in/dateiLDbEPoYJ5s/FO.0082.part24.rar.htm

http://netload.in/dateiGJGbaXWRzf/FO.0082.part25.rar.htm

http://netload.in/dateio7oiwmOJUL/FO.0082.part26.rar.htm

http://netload.in/dateiKtLjHC3Gsf/FO.0082.part27.rar.htm

http://netload.in/dateiuzh1UBlQBB/FO.0082.part28.rar.htm

http://netload.in/dateipCczANprmx/FO.0082.part29.rar.htm

http://netload.in/dateiYGuaopvj0I/FO.0082.part30.rar.htm

 veya

http://hotfile.com/dl/91234313/5babc20/FO.0082.part01.rar.html

http://hotfile.com/dl/91234312/67d5549/FO.0082.part02.rar.html

http://hotfile.com/dl/91234309/fb0e67d/FO.0082.part03.rar.html

http://hotfile.com/dl/91234273/6d61728/FO.0082.part04.rar.html

http://hotfile.com/dl/91234241/1afde30/FO.0082.part05.rar.html

http://hotfile.com/dl/91234162/8b0406a/FO.0082.part06.rar.html

http://hotfile.com/dl/91234133/f603f30/FO.0082.part07.rar.html

http://hotfile.com/dl/91234101/e089205/FO.0082.part08.rar.html

http://hotfile.com/dl/91234080/60e3ebe/FO.0082.part09.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233565/a94a2e7/FO.0082.part10.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233493/df5d633/FO.0082.part11.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233436/04b028f/FO.0082.part12.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233378/f1b9419/FO.0082.part13.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233371/9fffe0c/FO.0082.part14.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233337/f5d56cf/FO.0082.part15.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233294/be25337/FO.0082.part16.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233290/1a7b1a6/FO.0082.part17.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233283/fc10f62/FO.0082.part18.rar.html

http://hotfile.com/dl/91233237/7de8916/FO.0082.part19.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232500/f1534cd/FO.0082.part20.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232375/318d67e/FO.0082.part21.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232357/e5f2766/FO.0082.part22.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232356/b22539f/FO.0082.part23.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232355/78229b6/FO.0082.part24.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232354/450ba8f/FO.0082.part25.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232376/07c2bd5/FO.0082.part26.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232353/a2db029/FO.0082.part27.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232359/301f4ac/FO.0082.part28.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232358/e60b3c6/FO.0082.part29.rar.html

http://hotfile.com/dl/91232374/b7cf04c/FO.0082.part30.rar.html

 

veya

http://x7.to/s8v4ye/FO.0082.part01.rar

http://x7.to/io3157/FO.0082.part02.rar

http://x7.to/3fsu1n/FO.0082.part03.rar

http://x7.to/k09qga/FO.0082.part04.rar

http://x7.to/b9nhzf/FO.0082.part05.rar

http://x7.to/blwnws/FO.0082.part06.rar

http://x7.to/n8or6g/FO.0082.part07.rar

http://x7.to/ota2jz/FO.0082.part08.rar

http://x7.to/969ih6/FO.0082.part09.rar

http://x7.to/wzzlqv/FO.0082.part10.rar

http://x7.to/yq6zdg/FO.0082.part11.rar

http://x7.to/fvc7jf/FO.0082.part12.rar

http://x7.to/uoadto/FO.0082.part13.rar

http://x7.to/93o42w/FO.0082.part14.rar

http://x7.to/o4fm0o/FO.0082.part15.rar

http://x7.to/2bj5vl/FO.0082.part16.rar

http://x7.to/f7ki0v/FO.0082.part17.rar

http://x7.to/hf4ro0/FO.0082.part18.rar

http://x7.to/nu4nvb/FO.0082.part19.rar

http://x7.to/k642cc/FO.0082.part20.rar

http://x7.to/hqlgap/FO.0082.part21.rar

http://x7.to/4yzr72/FO.0082.part22.rar

http://x7.to/a5gtp1/FO.0082.part23.rar

http://x7.to/xlk4z0/FO.0082.part24.rar

http://x7.to/jwetow/FO.0082.part25.rar

http://x7.to/tiwe0y/FO.0082.part26.rar

http://x7.to/gh6u1c/FO.0082.part27.rar

http://x7.to/2xroi2/FO.0082.part28.rar

http://x7.to/r2xndl/FO.0082.part29.rar

http://x7.to/9qry7r/FO.0082.part30.rar

 

veya

http://ul.to/4vtd5b/FO.0082.part01.rar

http://ul.to/dw8f8g/FO.0082.part02.rar

http://ul.to/xyql7x/FO.0082.part03.rar

http://ul.to/ldvn2q/FO.0082.part04.rar

http://ul.to/6h3qk8/FO.0082.part05.rar

http://ul.to/mb9ocq/FO.0082.part06.rar

http://ul.to/uxen6n/FO.0082.part07.rar

http://ul.to/hkws36/FO.0082.part08.rar

http://ul.to/mtlzry/FO.0082.part09.rar

http://ul.to/i2w26r/FO.0082.part10.rar

http://ul.to/y9z4ym/FO.0082.part11.rar

http://ul.to/2vi26i/FO.0082.part12.rar

http://ul.to/km8sr5/FO.0082.part13.rar

http://ul.to/rq9g8n/FO.0082.part14.rar

http://ul.to/u8h4ek/FO.0082.part15.rar

http://ul.to/594vtd/FO.0082.part16.rar

http://ul.to/6zkb6q/FO.0082.part17.rar

http://ul.to/1xjjkf/FO.0082.part18.rar

http://ul.to/o5g4uf/FO.0082.part19.rar

http://ul.to/zuc58e/FO.0082.part20.rar

http://ul.to/ipy1kd/FO.0082.part21.rar

http://ul.to/wwv0mt/FO.0082.part22.rar

http://ul.to/urp3u6/FO.0082.part23.rar

http://ul.to/4a40uj/FO.0082.part24.rar

http://ul.to/pwy0nb/FO.0082.part25.rar

http://ul.to/5k9u3l/FO.0082.part26.rar

http://ul.to/7atyif/FO.0082.part27.rar

http://ul.to/gkuqwp/FO.0082.part28.rar

http://ul.to/klfus2/FO.0082.part29.rar

http://ul.to/ld8wc9/FO.0082.part30.rar

rar şifresi : www.fulloyun.com

Categories : Full Oyun,Oyun İnceleme Tags :

Crysis 2 nin en son fragmanı

Posted by 15 Haziran, 2010 (0) Comment

nin en son fragmanı
Crysis 2 Almanya Frankfurt merkezli Crytek’in geliştirmekte olduğu ve Electronic Arts’ın yayınlacağı Birinci Kişi Nişancı bilim kurgu tarzı bir video oyunudur. Oyun Microsoft Windows, Playstation 3 ve Xbox 360 için satışa sunulacaktır ve oyunda Crytek’in geliştirmiş olduğu en yeni oyun motoru CryEngine 3 kullanılacaktır. Crysis 2, Kasım 2007′de satışa sunulmuş Crysis’in devamı niteliğinde olacaktır ve oyun resmi olarak 1 Haziran 2009 tarihinde duyurulmuştur. Electronic Arts’ın E3 2009 Konferası sırasında bir dakikalık teaser yayınlanmıştır.

Categories : Genel,Oyun Dünyası,Oyun İnceleme,Oyun Videoları Tags : , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Lead and Gold: Gangs of the Wild West oyunu inceleme

Posted by 26 Mayıs, 2010 (0) Comment

Bu kasaba beşimize dar! Ya da ikimize… Sayılar oyuncu sayısına göre değişebilir ama en fazla beşinize dar olabiliyor. : Gangs of the Wild West’ten bahsediyorum. Oyunun ilk reklamını gördüğümde hızla geçmiştim, açıkçası pek ilgimi çekmemişti. Fakat ne zaman incelemesini yapmak için oynamak zorunda kaldım, “İyi ki oynamak zorunda kalmışım.” dedim. Neymiş; görünüş aldatabiliyormuş.

(LaG), konusu (Konusu yok aslında, çaktırmayın.) Vahşi Batı’da geçen, Hollywood setlerindeki “western” filmlerinin hareketli sahnelerinin dozunda bir “refleks shooter” oyunu. Şu anda uydurduğum bu terimi oyunun hızlı temposu yüzünden kullandım. LaG, FPS değil, karakterimizi sırtından gördüğümüz TPS tarzında bir oyun. Ekranın bir bölümü kaplayan karakter kesinlikle nişan almayı zorlaştırmıyor; aksine karakterinizin koşması, atlaması ve yuvarlanması gibi hareketler çatışırken iyice havaya girmenize yarıyor. LaG, oyuncunun hızlı ve doğru noktaya atış kabiliyetini sonuna kadar zorlayan bir oyun. Dolayısıyla bu özellikleri iyi olan oyuncular aynen filmlerdeki gibi yıldırım hızıyla silah çeken bir silahşor gibi ortalığı kasıp kavurabiliyorlar. İşte bu yüzden oyunun sürekli yüksek tempoda kalan hareketliliği, kanımca kendini oyuncuya en sevdiren özelliği oluyor. Peki, oyunun sistemi nedir, karakterler nelerdir?

Lead and Gold: Gangs of the Wild West

Öncelikle LaG’in multiplayer tabanlı bir oyun olduğunu söylemeliyim. Yani tek kişilik bir hikayesi ve özelliği yok. Multiplayer seçeneğini seçtikten sonra lobi ayarlarına giriyorsunuz, istediğiniz harita türünü seçip sunucu listesinin dökülmesini bekliyorsunuz. Oyunun belki de en zayıf tarafı, birçok sunucunun pinglerinin çok yüksek olması. Bu yüzden hem dolu, hem de bağlantı hızı iyi olan bir sunucu bulmak biraz zaman alabiliyor. Oyunda toplam dört tane sınıf var. Hepsinin birbirinden farklı özellikleri, dengeyi harika kurmuş. İlk başta sınıf sayısı az gelebilir ama oyun yeni çıktığı için çok rahatsız etmiyor. Sınıflar Gunslinger, Trapper, Deputy ve Blaster. Her sınıfın kullandığı belli bir silahı, kendine has özelliği ve sinerjisi (aura) var. Sinerji, bir karakterin belli bir alana yaydığı fayda diyebilirim. Eğer o alanın içinde olursanız, arkadaşınız hangi sinerjiyi yayıyorsa bunu kendinize fazladan fayda olarak alabilirsiniz. Seviye atladıkça bu alan genişler.

Sırayla açıklayarak gideyim. Gunslinger sınıfı, silahşor ya da düellocu dediğimiz ve çocukluğumuzda beraber büyüdüğümüz Red Kit neyse o; hatta Stephen King’in Kara Kule serisindeki silahşor desem King fanatikleri için eminim oynayacakları tek sınıf olur. Gunslinger, özellikle yakın mesafede çok iyi hasar veriyor. Sınıf özelliği Fanning ile silahında ne kadar mermi varsa saniyesinde hedefe boşaltıyor. Fanning’in avantajı çok hızlı hasar vermesi, dezavantajıysa nişan almanın zor olması. (Hangi karakteri kullanırsanız kullanın, sol Alt tuşuna basarsanız o sınıfın özelliğini kullanabilirsiniz.) Gunslinger, takım arkadaşlarınızın daha isabetli atışlar yapmasını sağlayan sinerjiyi yaratır. Oynaması eğlenceli, kullanımı kolay olduğu için tehlikeli bir sınıftır. Trapper, bizim “Demirbilek”in hanım hali. Uzun namlulu tüfeğiyle keskin nişancı görevi görüyor. Yaydığı sinerji, takım arkadaşlarının kritik vurma şanslarını arttırıyor. Keza kendisinin de her atışında kritik getirme ihtimali var ki böyle durumlarda tek vuruşta hedefi indiriyor. Sınıf özelliğiyse yere ayı kapanı kurmak. Buna takılan oyuncu hareket edemiyor ve böyle siz çırpınırken avcı gelip sizi rahatlıkla vuruyor. Deputy, elindeki tüfekle orta mesafelere kadar çok yüksek hasar veriyor. Tüfeği dokuz mermi aldığı için cephane sıkıntısı çekmeden ateş ediyor. Sınıf özelliği olan Tagging ile gördüğü bir düşmanı aynen Battlefield: Bad Company 2’de olduğu gibi işaretleyebiliyor, böylece takım arkadaşlarınız belli bir süre o hedef nereye giderse gitsin onu görebiliyor. Son sınıfsa Blaster, iyi nişan alan oyuncuların elinde tam bir ölüm makinesi. İki mermi alan pompalı tüfeğiyle yakın mesafede karşılaştığı hedefleri rahatlıkla yere yıkabiliyor. Sınıf özelliği olan dinamit sayesinde kalabalık gruplarla hiç uğraşmadan iki – üç düşmanı aynı anda patlatabiliyor. Sinerjisiyle de takım arkadaşlarının dayanıklılığını arttırarak daha zor ölmelerini sağlıyor. Sınıflar bu kadar, hepsi birbiri ile gayet dengeliler.

Categories : Genel,Oyun Dünyası,Oyun İnceleme Tags : , , , ,

M.U.D. TV Oyunu İnceleme

Posted by 26 Mayıs, 2010 (0) Comment

Hani birine kıl kaparsınız ama aynı zamanda çok seversiniz ya. İşte oynarkenki hislerim bunlar. “Neden?” derseniz; arkadaşım, tam para kazanmaya başlarken ve oyunu kayıt edecekken sürekli oyun mu çöker? Hayır, inatla oynuyorum, o da inatla çökmeye devam ediyor. Bu kadar güzel bir oyunda bu kadar basit hatalar olması insanın sinirini bozuyor. Yapımcı firma Realmforge, bilinmeyen bir isim de değil hani ama adamlar ne forumlarda oyuncuların sorunlarıyla ilgileniyor, ne de dişe dokunur bir yama çıkararak şu sorunları çözüyorlar. Neyse…

M.U.D. TV, bir televizyon kanalı yönetme oyunu; hatta şu sonu “tycoon” ile biten benzerleriyle aynı. Bu oyunun babası Mad TV vardı. Oyun, zamanına göre o kadar başarılıydı ki yıllardır birçok televizyon yönetme oyunu çıksa da o tek disketlik oyunun yerini tutamadı; ta ki M.U.D. TV gelene kadar. Bunca yıldan sonra benim gibi Mad TV fanatikleri oyunun uzun süre Steam’e düşmesini bekledi. Oyun geldi ve diyebileceğim tek şeyse Mad TV’ye en çok benzeyen, oynanışı ve yönetimi açısından çok iyi dengelenmiş, tam beklediğim gibi bir oyun olduğu.

M.U.D. TV

Categories : Genel,Oyun Dünyası,Oyun İnceleme Tags : , , ,

Sam Max: The Devil’s Playhouse Episode 1: The Penal Zone oyun inceleme

Posted by 26 Mayıs, 2010 (0) Comment

Telltale Games’in sponsorluğundaki ikilisi, yeni maceralarla başlarını belaya sokmaya devam ediyor. Aklı başında, sakin, gerektiği zaman sert bir polis olan Sam ile psikopat tavşan Max’in (Ve artık psişik!) şimdiki maceraları öncekilerden çok daha önemli. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan garip kahramanlarımız bu sefer dünyayı kurtarmak zorundalar!

General Skun-ka’pe adında uzaylı bir goril dünyayı istila etmeye geliyor. İlk yarım saatte oyunun sonlarına doğru bir bölümü oynarken, aniden geçmişe gidip olayların gördüğümüz noktaya nasıl geldiğini oynayarak, bulmacaları çözmeye başlıyoruz. Sam & Max: The Devil’s Playhouse Episode 1: Penal Zone, öncüllerinden grafik, ses ve kurgu olarak farklı değil. Üç boyutlu ve çizgi film benzeri grafikler yine bütün oyuna hakim; zaten oyunun sevilmesinin en büyük sebeplerinden biri de bu. Piyasada şöyle bir düşünce hakim: Komedi macera oyunu yapıyorsan, grafikler mutlaka çizgi film benzeri olmalı. Sesler deyince macera oyununda akla ilk gelense karakterlerin seslendirilmesi oluyor. The Devil’s Playhouse’un farklı karakterlere göre seslendirilmesi; korku, heyecan ve sevinç gibi duyguların tepkilerini çok güzel yansıtmış. Özellikle Max’in seslendirmesi çok sevdim.

Sam & Max: The Devil's Playhouse Episode 1: The Penal Zone

Oyuna hakim diğer öğelerden birisi de hangi karakter ya da eşya ile etkileşime girerseniz, araya birkaç esprinin sıkıştırılmış olması. Nihayetinde oyun komedi oyunu ve espri olacak elbetteki fakat bazı durumlarda espriler eğreti duruyor. Üst üste esprilerle komikliği zorla oyuncunun gözüne sokmaya çalışmak, belli bir yerden sonra diyalogları hızla geçmeme neden oldu. Fakat buna rağmen çoğu noktada, özellikle Max’in karıştığı diyaloglarda bayağı bir gülümsediğimi belirtmem lazım. (Sezar’ın hakkı Max’e!)

En son Culture Shock’ı oynamıştım. O zamanlar karakterlerin yönetimi, gitmek istenen yere tıklanarak oluyordu. Şimdiyse tuşa basılı tutmak ve istenen yöne doğru hareket etmek gerekiyor. Oynanış tarzı da halen aynı ve yani etkileşime girmek istediğiniz kişinin ya da eşyanın üstüne basarak hareket etmeye dayalı. Bu tarzın macera oyunlarını kolaylaştırdığını düşünsem de Sam & Max buna rağmen zorlayıcı bulmacalar içeriyor. Sam ile oraya buraya yürüme işlerini yapıp eşyalar ve kişiler ile etkileşime giriyoruz.

Categories : Genel,Oyun Dünyası,Oyun İnceleme Tags : , , , ,

Split/Second oyun inceleme

Posted by 25 Mayıs, 2010 (0) Comment

Birbirine benzeyen ve oldukça beklenen üç yarış oyunu arasından ilk çıkanı Split / Second oldu. Blur ve Need for Speed World görüntülerini izlerken içlerinde gözüme en çok kestirdiğim buydu. Gün geldi çattı, ben de ayağımı gaza sonuna kadar basarak Split / Second yarışlarına hızla girdim. Disney Interactive Studios’un üstlendiği, tansiyonun, hızın ve hareketin tavana vurduğu Split / Second’da, bir televizyon şovunda diğer arabalarla patlayan ortamlarda kıyasıya yarışıyoruz. Bu gibi bir konusu olan diğer oyun, artık dede olmuş Mega Race idi. Aslına bakarsanız oynanış açısından da birbirlerine çok benzediklerini söylemeliyim ama bunları unutup Split / Second pistlerine koşalım, bakalım bizi neler bekliyor.

Split / Second’dan gerçekçilik adına beklentileriniz varsa bunu hemen unutun ve DiRT 2’ye dönün. Çünkü bu oyun gerek fizik kuralları, gerek oynanış tarzı açısından tümüyle “arcade” diyebileceğim tarzda. Split / Second’da araç hasar diye bir şey yok. Hızla giderken kafadan bir yere çarpmadıysanız arabanız hurda bile olmuyor, bir – iki ufak hareketle tekrar yola giriyorsunuz. Buna karşın çok yüksek hızlarda aracın hakimiyetini rahatlıkla kaybedebiliyorsunuz. Yani oynaması göze çok kolay görünse de aslında o kadar çantada keklik değil.

Categories : Genel,Oyun Dünyası,Oyun İnceleme Tags : , , , , , ,

Football Superstars – Futbol Yıldızları (Oyun İnceleme)

Posted by 25 Mayıs, 2010 (0) Comment

()

İlk futbol oyunu heyecanıyla Commodore 64 platformunda tanışmış bir vatandaşım ben. İşte o yıllarda futbol oyunlarının nerelere gideceği belliydi ki FIFA ve PES serileri, bu konuda en iyi iki örnek olarak zirvede duruyor. Yine o yıllarda aklımda başka bir futbol oyunu formatı şekillenmişti benim. Bu formatta herkes tek bir oyuncuyu kontrol edecekti ve böylece saha heyecanını bütün oyuncular en gerçekçi haliyle yaşayacaklardı. O zaman böyle bir şeyin nasıl gerçek olabileceği konusunda en ufak bir fikrim bile yoktu ama takdir edersiniz ki günümüz teknolojisi böyle bir format için yeterinden fazla kapasiteye sahip. İşte Futbol Yıldızları (Football Superstars), tam da bu kalıbın üzerine inşa edilmiş ücretsiz bir online oyun olarak çıkıverdi karşıma kısa bir süre önce. Bana da bu dünyaya adım atıp karşılaştıklarımı sizinle paylaşmak kaldı sadece.

Futbol Yıldızları macerası kısa bir indirme süreciyle başlıyor. Bu esnada oyunu oynamamız için gerekli olan hesap bilgilerimizi oluşturarak bu aşamayı da aradan çıkarmış oluyoruz. Bu işlem tamamlandıktan sonra karşımıza bir karakter yaratma ekranı çıkıyor. Şimdiden söyleyeyim ki bu aşamadan çok şey beklemeyin. Daha önce karşılaştığınız karakter yaratma ekranlarına nazaran oldukça kısıtlı seçeneklerle sınırlı kalacaksınız. Son aşamadaysa bünyesinde yer alacağımız takımı seçiyoruz. Asthun Forest, Calderfax Thistle, Milcester United ve Fretsby Argyle olarak toplam dört adet takım mevcut. Takımınızı seçerken fazla düşünmenize gerek yok zira ilk etapta hangi takımda yer alacağınız çok da önemli değil ve sonradan başka bir takıma geçme şansınız da var.

Bu sıkıcı prosedür faslını atlattıktan sonra gözümüzü akademinin ortasında açıveriyoruz. Burada tam bir cümbüş ortamı var. Oyuna yeni giren ve “Neredeyim ben!” edasıyla koşuşturan diğer oyuncuların yanı sıra sağa sola serpiştirilmiş eğitmenleri fark edeceksiniz. Bu eğitmenlerle kısa bir “tutorial” turu atıyoruz ve oyunun kontrollerini öğreniyoruz. Futbol Yıldızları’nın oynanış şekli, alışık olduğunuz futbol oyunu kalıplarının çok dışında arkadaşlar. Her şeyden önce, saha içinde ve saha dışında tek bir karakteri yönlendiriyorsunuz. Kaba haliyle bir TPS oyunu oynadığınızı düşünün. Mouse’un sol tuşuyla şut çekiyor, Space tuşuyla pas veriyor, Shift tuşuyla da hızlanıyorsunuz. Q ve E tuşlarıysa kariyeriniz boyunca öğreneceğiniz özel yetenekleri sergilemenize yarıyor. DEVAMI…

Categories : Genel,Oyun Dünyası,Oyun İnceleme Tags : , , , , , , , , , , ,

EA’dan Fifa atağı

Posted by 12 Mayıs, 2010 (0) Comment

EA, şirket blogunda yaptığı açıklamada tarafından hazırlanan ile Facebook platformunda yer alacağını duyurdu.

EA, ’in desteği ile Facebook üzerinden oynanabilecek ilk sosyal oyunu FIFA Superstars’ı şirket blogundan duyurdu. geçen sonbaharda EA tarafından 300 milyon dolara satın alınmıştı.

EA Sports’tan Peter Moore’un yaptığı açıklamada FIFA Superstars ile ilgili çok fazla ayrıntı bulunmuyor. Sadece EA’nın daha fazla insana ulaşabilmek adına sosyal oyun pazarına adım atmak istediğini belirtiyor. İyi haber ise, blog yazısında oyunun kısa zamanda oynanabilir hale geleceğinden de bahsedilmesi.

Categories : Genel,Oyun Dünyası,Oyun İnceleme Tags : , , , , , , ,

Tom Clancy’s Splinter Cell: Conviction oyun inceleme

Posted by 10 Mayıs, 2010 (0) Comment

Değişimler, bazen gereklidir. İyi veya kötü sonuçlar doğurabilir, ama burada sorulması gereken soru, değişime sebep olacak etken nedir? Mecburiyet mi, yoksa daha rahat bir yaşam tarzı benimsenmesi mi? Sam Fisher, buna zorlandı diyebiliriz. Mecbur kaldı. Uzun bir süre boyunca yürüttüğü görevleri ve başarılı kimliği, kendilerine engel olduğunu düşünen gizli kurumlarca yok edilmek istendi. Önce bir trafik kazasında kızını kaybetti, ama bu sıradan bir kaza değildi. Sonrasında ise, yakın arkadaşı Lambert’i öldürmek zorunda kaldı. Double Agent’ta farklı iki kişiliği canlandırmak zorunda olan Sam, aslında her iki kişiliğinde de kendisinin çamura battığını fark edememişti ki, bir suçlu olarak damga yiyip, kaçak hayatı yaşamaya başlayana kadar…

Uzun süren bir karmaşa

Double Agent’la farklı bir yapıya adım atan Splinter Cell (SC) serisi, Conviction ile yeni bir çizgi oluşturma peşinde. Oyun ilk kez 2006 yılında İnternet’e sızdırılan bir takım dokümanlar neticesinde ortaya çıkmıştı. Ardından doğrulama haberi gelen yapım için, 2 yıllık bir gelişim süreci öngörüldü. Fakat ne olduysa bundan sonra oldu. Artık bir kaçak hayatı yaşayan, saçı sakalına karışmış yeni Sam Fisher, pek de beğenilmemişti. Radikal bir kararın ardından oyun iptal edildi. Conviction, yeniden yapımına başlanan ilk Splinter Cell oyunu olarak hafızalarda yer edindi. İlk kez E3 2009’da görücüye çıkan Sam, karizmatik yapısıyla yine ayakta olduğunu kanıtlıyor.
“Sam bu sefer daha acımasız ve daha karanlık. Rakiplerine zarar vermekte hiç çekinmiyor.”
Böyle olmamalıydı

Sam, görev gereği yapması gerekeni yapmış ve köşesine çekilmişti. Fakat onun için hazırlanan tuzak, kısa sürede devreye girdi ve bu işlerin aslını bilen tek kişi, Anna Grimsdóttír’di. Yeni oyunun odak noktasını Sam Fisher oluşturuyor. Ne bir görev, ne de farklı bir isim söz konusu değil. Sam Fisher, kızını kaybetmesinin acısını hâlâ yüreğinde taşıyan bir adam olarak karşımıza çıkıyor. Artık eskisi gibi genç olmasa da, hissettiği tek duygu olan intikam sayesinde halen daha çok güçlü bir adamdır ve 50 yaşını da devirmiştir.

Seriyi oynayanlar hatırlayacaklardır, önceki oyunlarda birkaç adam dahi öldürürsek görevimiz başarısızlıkla sonuçlanıyordu. Dolayısıyla sadece belirlenen hedefe yönelmemiz ve istenen belgeleri ele geçirmemiz gerekiyordu. Double Agent’ta biraz daha öldürme inisiyatifi kullanılsa da, Conviction sınır tanımayan tek SC oyunu olacak. Çünkü bu kez herhangi bir görev çabası yok. Sam, her şeyini kaybetmiş bir adam psikolojisiyle saldırgan bir tavır sergileyecek. Kimi zaman silahlarını bir kenara bırakıp, yakın dövüş teknikleriyle de düşmanlarını alt edebilecek. Yapımda, kendini aklamak ve kızının intikamını almak isteyen bir insanın mücadelesi var. Sam, ayrıca mücadelesi sırasında bir duvarda veya asfalt üzerinde, eski bir filmi andırır tarzda çeşitli Flashback’ler görecek ve bunlar da onu daha sinirli bir hale getirmeye yetecek.

Sam bu sefer kişisel görevde

Var mı Sam’e yan bakan?

Oyun mekaniğinde tamamıyla değişikliğe gidilmiş. Sessiz sakin koridorlar, karanlık sokaklar, Conviction’da yerini yaşayan bir dünyaya devrediyor. Detaylı iç ve dış mekân tasarımları sayesinde, gerçek bir dünyanın içerisinde yer aldığımız hissine kapılmamız olası. Çevredeki her insanın bir işi var ve hiç biri piyon değil. Yeri gelecek onların arasında saklanarak sıradan bir vatandaş konumunda yet alacağız, yeri gelecek onlara görünmeden gizli işler peşinde koşacağız. Binalardaki çıkıntılara, borulara tırmanabilecek, karanlık bölgelerde saklanarak öldürmek istediğimiz kişileri bekleyebileceğiz.

Conviction’da insanların kuru kalabalıktan ibaret olmadığını yapay zekâ seviyeleri sayesinde anlayabiliriz. En ufak bir şüpheli hareketimizde tedirgin olabilecekler. Yapımda yer alan “Son hareket” sistemi sayesinde, düşmanlarımızı şaşırtabileceğiz. Şöyle ki, bir merdivenden aşağıya atladık diyelim. Atlayış esnasında Sam’in beyaz bir gölgesi, merdiven başlangıcında kalıyor. Bu sayede düşman güçler, o kısma yönelmeyi deniyor. Biz de bu süre zarfından farklı bir bölgeye geçerek kolayca düşmanlarımızı öldürebiliyoruz. Kapıları açmadan cihazlarımızla içerisini gözleyebiliyor, ses dinleyebiliyor ve karakterlerle aramızdaki mesafeyi hesaplayarak onları öldürebiliyoruz. Üstelik bu öldürme anları, ağır çekim olarak ekranlara yansıyor.

“Oyunda modifiye edilmiş Unreal Engine 2 kullanılıyor ve genel olarak grafikler kaliteli gözüküyor.”
Üzerinde yer alacağımız haritalara baktığımızda ise, önceki SC’lerde olduğu gibi dinamik çevre koşullarına duyarlı olduğunu görüyoruz. Fakat detaylar bu kez daha da fazla. Yine her nesne kırılıp dökülebiliyor, düşmanlarımıza zarar vermek için bize yardımcı olabiliyor. Fizik motoru konusunda Conviction’ın başarılı bir oyun olması büyük bir ihtimal. Grafikler ise gerçekten kaliteli gözüküyor. Yapımcılar, Conviction’da da Unreal Engine 2’nin geliştirilmiş bir versiyonunu kullanıyor. Hatırlarsanız Ubisoft Montreal, Chaos Theory ile bu motoru yeniden yaratmıştı. Aynı gelişmeler, Conviction için de mevcut. Çevre detayları, ışıklandırmalar ve Sam’in tasarımları gibi başlıca detaylar çok güzel görünüyor. Tüm bu güzelliklere, hiçbir yükleme ekranının olmayacağı gerçeğini de eklediğimizde keyifler daha da artacaktır.

Artık bitsin bu bekleyiş!

Bir kez daha Michael Ironside tarafından seslendirilecek Sam Fisher, yeni macerasında yaklaşık 12 saatlik bir senaryo oynanışı sunacak. Bunun yanında Ubisoft Montreal, ayrıca multiplayer modlar için de çalışıyor. Henüz online modlar hakkında pek bilgi bulunmuyor. Yine de yapımcıların belirttiğine göre, oyun piyasaya çıktıktan sonra, onu taze tutmak için DLC paketleri de hazırlanacak. X360 ve PC için geliştirilen Splinter Cell: Conviction, önümüzdeki sonbahar döneminde raflarda olacak.

Categories : Genel,Oyun Dünyası,Oyun İnceleme Tags : , , , , , ,